Şiirler

Eylül 9th, 2009
1. 35′lik
Bunca yıldır yürüdüğüm,
Yollar beni avutmadı.
Çilelerim düğüm düğüm,
Kullar beni avutmadı.

Serapmış asıl sandığım,
Vesveselermiş kandığım,
Aslı diyerek yandığım,
Çöller beni avutmadı.

Perdelerden sakındığım,
Dertlerimi yakındığım,
Yıkıldıkça dokunduğum,
Teller beni avutmadı.

Gözüm gibi sakladığım,
Her cürmünü akladığım,
Çare diye kokladığım,
Güller beni avutmadı.

Ne var oldum ne de yoğum,
Ne ölüm bu ne de doğum,
35′lik bir çocugum,
Yıllar beni avutmadı.

Gönderen : Yavuz Selim Işılak

2. Anadolu Doluyum
Ben çöller fırtınası
Ben anaların yası
Ben tarihlerin yoluyum

Vurulmuş saldırmışım
Düşeni kaldırmışım
Gariplerin sağ koluyum

Türkü söyler dillerim
Nasırlıdır ellerim
Ben söğütlerin dalıyım

Ben gönüller bekçisi
Dertlerin emekçisi
Ben Anadolu doluyum

Ben dünlerin yarını
Köroğlu’nun torunu
Ben Çamlıbel, ben Bolu’yum

Yüreğim Çatalca’dır
Bakışım kartalcadır
Ufuklara sevdalıyım

Türkü söyler dillerim
Nasırlıdır ellerim
Ben söğütlerin dalıyım

Ben gönüller bekçisi
Dertlerin emekçisi
Ben Anadolu doluyum

3. Bir Türkü Söyle
Yanık yüreğinle bir of çekerek
Özümü dinleten bir türkü öyle
İçini dökerek, boynun bükerek
Ağlatıp, inleten bir türkü söyle

Gözüne yaş diye akıp dolaydım
Döktüğün yaşlardan nasib alaydım
Bu kahpe devranı görmez olaydım
Maziyi anlatan bir türkü söyle

4. Dostların Hatırına
Sevdanın yollarında ister öldür vur beni
Bu yolun dönüşü yok, istese de kar beni
Bir türlü anlamadı can sunduğum yar beni

Gönüllerin dergahında Yunus gibi işlenirim
Dostlukların hatırına kavgalardan hoşlanırım
Sabahların hatırına gecelerden hoşlanırım

Yalnızım duygulardan düşünceler yer beni
Bırak gitsin bugünü geçmişlerden sor beni
Bir türlü anlamadı çok sevdiğim yar beni

5. Gemileri Yakıyorum
Yüreğimin gergefine
Artık isyan dokuyorum
Özgürlüğün gölgesine
Bedenimi çakıyorum

Mert çorbamın namert tuzu
Meleyemem kuzu kuzu
Ya saplayın okunuzu
Ya da yaydan cıkıyorum

Sesim cıkmaz kanım aksa
Kanım akar sesim çıksa
Bunun adı yaşamaksa
Gemileri yakıyorum

Bitsin artık bu kargaşa
İbret ile bakıyorum
Kapılmayın hiç telaşa
Tabuları yıkıyorum

Mert çorbamın namert tuzu
Meleyemem kuzu kuzu
Ya saplayın okunuzu
Ya da yaydan çıkıyorum

Sesim çıkmaz kanım aksa
Kanım akar sesim çıksa
Bunun adı yaşamaksa
Gemileri yakıyorum

6. Kal Biraz Daha
Bu veda faslından belki cayarsın
Gözümün içine dal biraz daha
Yüreğim derin ağı duyarsın
Aşktan nasibini al biraz daha…

Gitme, gitme, kal biraz daha
Gitme, gitme imanın varsa Allah’a

Kurtuluş yok, aşkım alın yazındır.
Ne söylersen söyle merhem nazırdır.
Emrine amade gönlüm sazındır
Mızrabın olayım çal biraz daha

Gitme, gitme, kal biraz daha
Gitme, gitme imanın varsa Allah’a

7. Ölesim Gelir
Aklıma düştükçe doğduğum yerler
Bir daha dünyaya gelesim gelir
İçimi döktükçe divane derler
Derdimi dağlarla bölesim gelir

Ölesim gelir, ölesim gelir
Belki öldüğümde gülesim gelir

Isıtan ateştim yaktılar beni
Zulüm halkasına taktılar beni
Bükülmez çınardım yıktılar beni
Çaldıkça sazımı çalasım gelir

Ölesim gelir, ölesim gelir
Belki öldüğümde gülesim gelir

8. Sekizinci Notadayım
Esareti esir eden
Dosdoğru bir hatadayım
Firariyim beş hasseden
Görünmez bir kıtadayım

Dert arayıp aralarda
Şifa buldum yaralarda
Okyanusum karalarda
Gizemli bir rotadayım

Rüzgar sustu, sevdam esti
Umutsuzluk umut kesti
Türkülerim türkü üstü
Sekizinci notadayım

9.Yokluğumun Resmidir
Attığım her adım benden uzakta
Bastığım her yerde yokmuşum meğer
Çırprnırken ‘ben’ denilen tuzakta
‘Ben’ bana saplanan okmuşum meğer…

Aklım kumsal iken, ben toz paresi
Çıktıkça yükseğe alçalır oldum
Düşündüm derdimin nedir çaresi
Susarak konuşmak, sonunda buldum…

Esrarlı vuslata bir adım kala
Hasretin vecdiyle, ben kement attım
Deryada boğulmak ne güzel bela
Battıkça kurtuldum, çıktıkça battım…

Görünmez cevheri buldum diyerek
Körlüğü kör ettim, deli bir taşla
Bilmeyi bilmeden, bildim diyerek
Boşluğu doldurdum, dolu bir boşla…

Nasılların sebebini sorarken
Sualimi cevapladım ‘niçin’de
Çokluğumda yokluğumu ararken
Yalnız kaldım yığınların içinde…

Satır satır böldü beni heceler
Her kırkımı, kırka yardım savuştum
Boşluğumu kucakladı geceler
Sessizlikte, gürültüyle boğuştum…

Var’da yoku, haykırırken her seda
Aklım ki, aklımı başımdan aldı
O’na gidiyorum, bana elveda
Sonsuz olan sona, bir nefes kaldı..

Dost Şiirleri

1. Sen Bilmiyorsun
İşte, yüreğimin ta şurasında,
Seni saklıyorum, sen bilmiyorsun…
Hasret bağı, çiçek çiçek açanda,
Seni kokluyorum, sen bilmiyorsun…

Uzak diyarlarda sürgün her gece,
Garibin düşleri yorgun her gece,
Gönül hamalıma, her gün, her gece
Seni yüklüyorum, sen bilmiyorsun…

Sorma, gamın, derdin bize kastı ne?
Yazık, yine veren dostu dostuna,
Sevincin, vuslatın, aşkın üstüne
Seni ekliyorum, sen bilmiyorsun…

İncinen gönlümü alırsın diye;
Belki kadir, kıymet bilirsin diye;
Ummadık bir anda gelirsin diye,
Seni bekliyorum, sen bilmiyorsun…

Şair:Mehmet Ertuğrul

Tohdur Beğ
Avrat yeğin sayrı, benim karnım aç,
Keyf için gelmedik bura tohdur beğ.
Fukara harcından yaz da bir ilaç,
Olsun derdimize çare tohdur beğ.

Tama vatandaşık, gardaşık tama…
Bunca pahılm’olur adam adama?
Geldik ta sabahtan, kaldık akşama,
Yarına mümkün mü sıra tohdur beğ?

Yedi baş horanta yıkık hânede..
Tüm kazancım bini bulmaz senede;
Yüz pangunut helâl olsun gene de;
Ben nereyim, beşyüz nere tohdur beğ?

Tek kaşıkla çorba içer dördümüz..
Kul başından ırak ola derdimiz.
Senden, benden esker ister ordumuz.
Candan da mı yeğdir para tohdur beğ?

Dert-belâ tebelleş oldu başıma,
Her gece tahsildar girer düşüme…
Beni mahcup etme can yoldaşıma,
Erkeklik öldü mü bre tohdur beğ?

Büyük oğlan esker, öteki çırak,
Han için param yok, oteli bırak…
Mevsim kış, yollar sarp, köy hayli ırak;
Bir değil, beş değil yara tohdur beğ.

Memur gelir karşılarsın köşeden,
Zengin gelir kırılırsın neşeden.
Öte kaçma bizim garip Eşe’den,
Bakıp boynundaki kire tohdur beğ.

Hemi Müslümanım, insanım hemi;
Hâlimi arzettim darılma e mi?
İçinde mangır yok, gördün kesemi;
Bir de ceplerimi ara tohdur beğ.

Daha sayayım mı? Noksan mı daha?
Yalvara yalvara tükendim aha..
Bu yüzle mi çıkacaksın ALLAH’a?
Vallahi yanarsın nara tohdur beğ.

Şair: Abdurrahim Karakoç
Gönderen: safakcia@mynet.com

Hamza Saran’ın şiiri
Yanlışı ben nerde yaptım acaba
Anlamadım aklım karış havada
Sensizliği tadarken her havada
Ayrılmayı düşünmedim cihanda

Nakşeyliyordu bakışların cana
Hapseyliyordu beni bu cihana
Sensiz geçen her bir güne her ana
Dayanmıyor sabır artık bu cana

Şiir: Hamza Saran
Gönderen: ferdi_0660_kral@hotmail.com

Sizde sitede yayınlanmasını istediğiniz Uğur Işılak’a ait şirinizi veya kendinize ait şiiriniz varsa aşağıdaki form sayesinde bize gönderebilirsiniz…

İsminiz (gerekli)

E-posta adresiniz (gerekli)

Şiir Adı

Şiirin İçeriği

Comments are closed.